On parmağında On Marifet Pekcan Türkeş
117 Views

 

On parmağında on marifet Pekcan Türkeş nam-ı diğer Levent Kırca‘nın “Olacak O Kadar TV” deki sempatik aşçısı “Yusuf Yusuf Usta” bugünlerde Abdullah Şahin Nokta Tiyatrosunun sahneye koyduğu “PARAM SAĞ OLSUN” Komedisiyle sanatının 52. Yılında turneye çıkıyor.

Geçen sezon Harun Yöndem’in kurucusu bulunduğu Erguvan Yapımın “Eyvah Dedem Uyandı” oyununda başarılı bir performans gösteren Pekcan Türkeş  nam-ı diğer Levent Kırca‘nın “Olacak O Kadar TV” deki sempatik aşçısı “Yusuf Yusuf Usta” 52.Sanat yılını kutladığı bugünlerde Abdullah Şahin Nokta Tiyatrosunun sahneye koyduğu “PARAM SAĞ OLSUN” Komedisiyle Anadolu turnesine çıkıyor.

ON PARMAĞINDA ON MARİFET PEKCAN TÜRKEŞ NAM-I DİĞER YUSUF YUSUF USTA

On parmağında on marifet Pekcan Türkeş nam-ı diğer Levent Kırca‘nın “Olacak O Kadar TV” deki sempatik aşçısı “Yusuf Yusuf Usta” bugünlerde Abdullah Şahin Nokta Tiyatrosunun sahneye koyduğu “PARAM SAĞ OLSUN” Komedisiyle turneye çıkma hazırlıkları içindeyken kendisiyle bu keyifli sohbeti yaptık.Bakın “Yaş yetmiş,iş bitmiş”deyenlere inatla “Biyolojik yaşımla kronolojik yaşım arasındaki farkı Akreple Yelkovanın arasına girdiğim gibi egale ettim”diyen Pekcan Türkeş’e kulak verelim:

LİSEDE FRANSIZCA VE İNGİLİZCE ÖĞRETMENLİĞİ

Efendim bendeniz,16 yaşında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi birinci sınıftayken TRT İstanbul Radyosu’na girdim. Radyonun unutulmaz programları olan; Arkası Yarın, Çocuk Saati ve Çocuk Bahçesi programlarında görev aldım. Oyunlar yazdım ve bu oyunları mikrofona koyucu olarak yönettim. Dormen Tiyatrosu, Şehir Tiyatroları, Devlet Operası, Ankara Oyuncuları, Ali Poyrazoğlu, Levent Kırca-Oya Başar Topluluğu, Abdullah Şahin(Nokta) – Enver Demirkan(Virgül) Tiyatrolarında rol aldım. Beşiktaş Ortaokulu’nda İngilizce ,Yeni Levent Lisesi’nde Fransızca Öğretmenliği yaptım.

KIBRIS MÜCAHİDESİ FATMA KADIN

Sanatçı kişiliğine: Öğretmenlik, rehberlik, avukatlık, seyahat yazarlığı da sığdırmış çok yönlü Pekcan Türkeş’in geçtiğimiz günlerde DOĞAN HASTANESİ’nin sponsorluğunda yayınlanan Kıbrıs Barış Harekatı sırasında kaleme alınan ve yine kendisi tarafından sahnelenip oynanan KIBRIS MÜCAHİDESİ FATMA KADIN oyunu Kıbrıs’lı Türklerin bu günlere gelebilmek, varlıklarını sürdürebilmek için verdikleri mücadele anlatılmaktadır. Pekcan Türkeş’in yazdığı diğer Kitaplara da bir göz atalım:
AVUKAT SİZSİNİZ
DÜNYANIN EN GÜZEL AŞK HİKÂYELERİ-
DENİZ HİKAYELERİ
UÇAN DAİRE
BATAKLIK
HASAN KEYFİN FERYADI
KRALIN DİŞ AĞRISI
ERGENEKON DESTANI
ÇİZMELİ KEDİ
ÜÇ ARKADAŞ
DAĞLAR KIZI REYHAN
KARINCANIN DİLEĞİ
ESKİCİ
KAŞAĞI
UÇMA DİLEĞİ
THE STORIES OF NASREDDİN HODJA
HİMALAYALARDAKİ KERVAN
AİLEMİN AVUKATI
TATBİKATTA BONOLAR
İCRA İFLAS SUÇ VE CEZALARI
SİGORTALI ÇALIŞANIN EL KİTABI
ÜCRETLİLERE VERGİ İADESİ HAKKINDA KANUN VE TATBİKATI
MADEN KANUNU
———
TURKISH LEGAL GUIDE
A TOURİST GUIDE’S VIEW OF ISTANBUL (Henüz yayınlanmadı)

AMERİKALI HİKÂYE YAZARI PECK NACK

Öğretmenlik yaptığım yıllarda çocuklar içinde yazdığım ‘The Stories of Nasreddin Hodja’ isimli kitabım çıktı. 60’lı-70’li yıllarda HAYAT-SES Grubuna bağlı “Hayat Resimli Roman Dergisi”nde çeviriler yapıyordum. Hatta dünya edebiyatına armağan ettiğim Peck Nack (!) karakteri de bu yıllardan kaldı. O zamanlar HAYAT-SES Grubunun Başkanı Şevket Rado telif eser yerine yabancı dilden tercüme edilen hikayelerin yayınlanmasın istiyordu. Onlarca O.HENRY öykülerini Türkçeye çevirdim. O.Henry hayranlığım had safhadaydı. Yıllar sonra bugünlerde ADA Romanı piyasaya çıkan HALUK ŞAHİN, İngilizce beni tanıtan bir yazısında şöyle demişti: “Şaşırtan Pekcan Türkeş O.Henry’nin hikâyelerinden birinde ansızın karşımıza çıkıp bizi hayretler içinde bırakan bir karakter “O”. Birkaç yıl önce bir rastlantı sunucu kardeşim Abdullah Şahin’in Nokta Tiyatrosunda Pekcan’ı tanıdım ve bir oyuncu olarak çok yetenekli gördüm daha sonra diğer meziyetlerini de keşfettim.”
İşte ben de O.Henry gibi sonu sürprizle biten hikayeler yazmayı düşündüm. Kendi kurguladığım aşk hikâyelerini Peck Nack isminde bir yazarın kaleme aldığı ve Pekcan Türkeş’in de bu eserleri çevirdiği masalını uydurdum. “Peck Nack” mahlasıyla onlarca hikayem yayınlandı. Birgün Yazı İşleri Müdürümüz Aşk Istıraptır,Şafak Sökerken ,Vatan Borcu ,Dağ Başını Duman Almış ,Oğuz Han gibi romanların yazarı Oğuz Özdeş ağabeyime bu konuda itirafda bulunduğumda “Bütün öykülerdeki karakterlerin senin gibi romantik, sergüzeşt, hayalci olması sebebiyle sana ait olduğunu hemen anladım; şevkini kırmak istemedim.” dedi o da tebessümle…

TÜRKİYE‘DE İLK SAVAŞ ALEYHTARI ÇOCUK OYUNU “UÇAN DAİRE“ ÜLKÜ ÇOCUK TİYATROSUNDA SERGİLENDİ

1968 yılında kurduğum Ülkü Çocuk Tiyatrosu’nda Türkiye’de ilk defa savaş aleyhtarı çocuk oyunum olan UÇAN DAİRE’yi yazıp sahneye uyguladım. İstanbul Barosu’na 1973 yılında kaydoldum. TGRT’de “Ailemin Avukatı” programını hazırlayıp sundum. Turkish Daily News Gazetesinde uzun yıllar “Court Room” ve “Legal Advice for Foreigners” isimli kendi köşemde yabancıların hukuki sorunlarını ilgilendiren makaleler yazdım. Kültür ve Turizm Bakanlığı Fransızca ve İngilizce dillerinden profesyonel kokartlı rehberim. Ayrıca Cruise&Travel Dergisi ve Yenigün Gazetesinde Seyahat yazıları yazmaktayım. Bu günlerde ise Beyoğlu Festival Alanı Yeşilçam Emektarları standında kitaplarımı imzalamaktayım.

PEKCAN TÜRKEŞ‘İN “GRAND TÜRK ADASI’’ NA İLİŞKİN İDDİASI

Karayip Adaları gezinizde “Grand Türk” ile ilgili bir iddianız söz konusu olmuştu. Bu konuda Sizin Dış İşleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ile “Grand Türk Adası” hakkında yaptığınız bir sohbeti gazetelerde okumuştuk. “Grand Türk Adası” na ilişkin iddianızı da yine kendi ağzınızdan dinleyelim…
—Seyahatlerimden birini Batı Hint adaları da denilen Karayip Adalarındaki Grand Türk Adasına yaptım. Yaptığım araştırmada adanın 15.Yüzyıldan beri bu adla anıldığını öğrendim. Ansiklopediler buraya “Türk” denilmesinin sebebinin adada bulunan bir çeşit fes’e benzeyen kaktüsün olduğunu ileri sürmektedirler. Her ne kadar bu benzetme doğru gibi görünse de, tarihi gerçeklere de aykırı… Çünkü biz Türkler, ‘Fes’i 19.Yüzyılda 2.Mahmut döneminde tanıdık.Bu tarihi yanlışlığı düzeltmek için araştırma yaptığımda Kristof Kolomb ve Piri Reis’in haritalarında Küba’daki bir yeri “Mezquita” diye işaretlediğini tesbit ettim. Sözü geçen kelimenin Türkçe’deki karşılığı “Mescit-Camii”olduğuna göre bu da benim Karayip Adalarının Piri Reis ve diğer Müslüman Türk denizcileri tarafından 15.Yüzyıldan beri biliniyordu iddiamı güçlendirmektedir.
Birgün Marmaris’de seçim çalışmaları için esnafı ziyaret eden Dışişleri Bakanıyla tanıştım. Mevlüt Bey; Lise eğitimi sıralarında Tiyatro çalışmalarından söz edince Ben de seyahat yazılarımdan ve THY’nın Yurt içi-Yurt dışı başarılarından bahsettim. Bir ara mevzuyu GRAND TÜRK ADASI’ na getirdim. Ne de olsa London School of Economics’te “Çevre Ekonomisi ve Sürdürülebilir Kalkınma” üzerine doktora yapmış Bakanımız konuyu hemen anladı. Gezilerim sırasında Türkiye Cumhuriyeti’nin yurt dışında yaptıklarını takdirle izlediğimi dile getirip özellikle Türk Hava Yolları ile gurur duyulması gerektiğini ifade ettim.
Çavuşoğlu ise Türkiye’nin TİKA yani Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı aracılığıyla yurt dışında önemli hizmetlerde bulunduğunu hatırlatarak, “Türkiye Cumhuriyeti olarak dünyanın birçok yerinde varız, bundan sonra da olacağız” dedi.
Konuyla ilgili Sayın Bakanımızla yaptığımız sohbet sonrasında ve düzeltilmesi için verdiğimiz uğraşlar sonucunda “Yanlış hesap Bağdat’tan döner” misali Vikipedi de Grand Türk iddiamı ispat edercesine ilgili maddede şöyle bir değişiklik yaptı:
…”Adını şekli Türk fesine benzeyen Melocactus adlı kaktüsten aldığı söylenmektedir. Ancak daha sonra bunun doğru olmadığı adaya Türk adının verilirken daha Türklerin fes giymediği ortaya çıkmıştır.”

PEKCAN TÜRKEŞ NAM-I DİĞER YUSUF YUSUF USTA’YI ABDULLAH ŞAHİN NOKTA TİYATROSUNDA “PARAM SAĞ OLSUN” KOMEDİSİNDE İLGİNÇ BİR ROLDE İZLEYECEĞİZ

Sizi geçen sezon Erguvan Yapım’la “Eyvah Dedem Uyandı” oyununda izlemiştik. Bu sezon oynayacağınız oyundan bahsedelim biraz da isterseniz…
—Geçen sezon Harun Yöndem’in kurucusu bulunduğu Erguvan Yapım’la “Eyvah Dedem Uyandı” oyununu başarıyla oynadık. Bu sezonda; televizyonun siyah-beyaz olduğu dönemlerde tanıdığımız Nokta-Virgül komedi ikilisinden Nokta yani Abdullah Şahin ile “PARAM SAĞ OLSUN” oyununda bir araya geldik. İki beceriksiz hırsızın boş ev zannederek girdikleri cenaze evinde başlarından geçenlerin komik bir dille anlatıldığı bu komedide: Abdullah Şahin ve Pekcan Türkeş’in dışında; Ortans Kıvanç, Salih Ünal, Dilek Kapıcıoğlu ve Dila Kavasoğlu rol alıyor.

Pekcan Bey, yıllar önce Anadolu turnesinde ilk defa Şemdinli ‘ye Tiyatro götürdüğünüzü medyadan hatırlıyoruz.Bu turneden söz eder misiniz?
—2001 yılında Abdullah Şahin Nokta Tiyatrosu olarak Emniyet Teşkilatının eski Basın sözcüsü Feyzullah Arslan’ın kaleme aldığı ‘‘Ehliyet Senin Neyine Dön Şinasi Evine’’ adlı oyunla silahların gölgesinde Şemdinli’de bir oyun sahnelemiştik.
Trafik sorununun mizahi bir dille anlatıldığı bu oyunda, Işık Aras ve rahmetli Orçun Sonat da rol almıştı.

Pekcan Türkeş’e on parmağında on marifet var diye boşuna dememişler. Hukukçu, çok dil bilen bir rehber, çocuk oyunları yazarı, aktör, dublaj sanatçısı, seyyah, gazeteci ve hayatını ömür boyu öğrenmeye adamış bir adam…
Birçok alanda parmağı olan birisi elbette başarısızlığı da kabullenmeyen biri olmalı. Öğrenmeyi ve yapmayı seven bir kişiliğiniz var…
—Okumayı ve öğrenmeyi çok seven biriyim. Bilgi konusunda asla seçim yapmam… Kaçırdığım, anlamadığım konular varsa mutlaka araştırır öğrenmeye çalışırım. Günlük gazeteleri takip ederim…

Siz çok yönlü birisiniz. Bunu nasıl başardınız?
—Ben araştıran ve öğrenmeyi seven biriyim. Bu yüzden çok okurum. İşime dört elle sarılırım. Yapmak için çaba sarf ederim. Birçok alanda uğraşı zor ama olmaz diye de bir şey yok. Yeter ki çok çalışmalı. Bu yüzden hayatımı dolu dolu yaşamaya çalıştım…

Sizin gibi olmak isteyenlere ne gibi bir mesajınız olabilir?
—Çok çalışmaktan asla vaz geçmesinler. Öğrenmek ve araştırmak için çaba sarf etsinler… Dinlemek de çok önemli. İyi bir dinleyici olmak öğrenmeye giden yollardan birisi…

Pekcan Türkeş nelerden hoşlanır?
—Tiyatro, Seyahat yazıları, yurt içi ve dışı seyahatler. Bunlar benim ruhumu besleyen şeyler. Yemeğimi de kendim yaparım. Her şeyi kendim yapmayı seviyorum… Şimdilik başkasına ihtiyaç duymuyorum. Allah sağlıklı ömür verdiği sürece de yapmak istiyorum

News Reporter

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir